Anasayfa / A (sayfa 3)

A

Abdullah bin Üneys (r.a.)

Suffe Medresesi’nin talebelerinden bir kısmı evlendikten sonra da bu nur mekte­bine devam ediyordu. Bunlardan biri de Abdullah bin Üneys el-Cühenî’ydi. Re­sû­lul­lah’a canını feda edercesine bağlıydı. Bedir ve Uhud Muharebeleri’nde İslam düşmanlarına göz açtırmayan Abdullah bin Üneys, Medine’ye biraz uzakta, çölde yaşayan bir bedeviydi.[1]Re­sû­lul­lah’tan aldığı hakikat dersi sayesinde in­sanlara doğruyu, güzeli …

Devamı

Abdullah bin Ümmü Mektûm (r.a.)

İslam’ın ilk yıllarında iman saadetine eren, Peygamberimizin müezzinlerinden olan, Medine’ye ilk hicret eden Muhacirler arasına giren ve 13 defa gaza ve seferler sırasında Peygamberimiz tarafından Medine’de vekil bırakılarak Müs­lümanlara namaz kıldıran Hz. Abdullah (r.a.), göz nimetinden mahrumdu, fa­kat kalbi ve basireti nurlu bahtiyarlandandı. İbni Ümmü Mektûm’un asıl ismi “Amr”dır, fakat …

Devamı

Abdullah bin Süheyl (r.a.)

Hz. Abdullah, İslamiyet’in ilk yıllarında Müslüman oldu. Müşriklerin dayanıl­maz işkencelerine maruz kaldı. Peygamberimizin müsaadesi üzerine Habeşis­tan’a hicret etti. Bir müddet orada kaldı. Rahattı. Kimse ibadetine engel olmu­yordu. Fakat bütün Muhacirler gibi o da Re­sû­lul­lah’tan ayrı kalmanın ıstırabını yaşıyordu. Daha fazla dayanamadı. Her türlü çile ve işkenceyi göze alarak Mek­ke’ye döndü. …

Devamı

Abdullah bin Selâm (r.a.)

İslamiyet ruhları yeni yeni fethetmeye başlamıştı. Saadet güneşi olan Peygam­be­ri­mi­ze inen âyetler bir yandan bütün insanlığı hak ve hakikate çağırırken, di­ğer bir yandan, bilhassa Ehl-i Kitab’ı bu yüce dine davet etmekteydi. Bu davete uyanlara ebedî saadet müjdesi veriliyordu: “Ehl-i Kitab’ın hepsi bir değildir. Ehl-i Kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk …

Devamı

Abdullah bin Revâha (r.a.)

Peygamberimiz henüz Medine’ye hicret etmemişti. Ama İslamiyet, Medine’de hızla yayılıyordu. Re­sû­lul­lah, Mus’ab bin Umeyr’i (r.a.) Medine’de İslam nurunu yaymak ve Müslüman olanlara İslam’ı öğretmek için vazifelendirmişti. Cenâb-ı Hakk’ın yardımıyla bu vazifeyi güzel bir şekilde ifa eden Hz. Mus’ab, bir hac mevsiminde 2’si kadın olmak üzere 75 Müslüman’la, Peygamberimizi ziyaret etmek …

Devamı

Abdullah bin Ömer (r.a.)

Sahabilerin hepsinin sünnete değer verip ona tabi olmak hususunda azami gay­ret gösterdiklerine şüphe yoktur. Fakat bazıları, sünnete bağlılık noktasında çok daha ileriy­diler. Hele bunlardan bir tanesi vardı ki, kılı kırk yararcasına Re­sû­lul­lah’a uymaya ça­lışırdı. Sadece ibadetle ilgili hususlarda değil, beşerî işlerinde dahi Peygamberimizi tak­lit ederdi. Mesela Re­sû­lul­lah bir yere giderken …

Devamı

Abdullah bin Mes’ud (r.a.)

Genç bir çobandı. Akabe bin Ebî Muît’in koyunlarını güderdi. Bir gün koyunla­rının başında iken iki misafir geldi. Misafirler susadıklarını söyleyerek ondan süt rica ettiler. Genç çoban onlara şöyle cevap verdi: “Var, ama veremem! Bu koyunlar bana emanet edilmiştir. Sahibinin iznini al­madan süt veremem. Aksi hâlde emanete hıyanet etmiş olurum.” Bunun …

Devamı

Abdullah bin Mahreme (r.a.)

İslamiyet’in ilk yıllarında Müslüman oldu. Müşriklerin işkenceleri karşısında Habeşistan’a hicret etmek zorunda kaldı. Oradan Medine’ye hicret ederek iki hicret sevabı birden kazandı. Bedir, Uhud, Hendek ve diğer gazalara katıldı. Hz. Abdullah ilim, fazilet ve takva sahibi bir zattı. En büyük arzusu şehitlik mertebesine ermekti. Bunun için devamlı Cenâb-ı Hakk’a dua …

Devamı

Abdullah bin Huzâfe (r.a.)

Bir davayı temsil etme durumundaki insanların hayatında öyle ehemmiyetli anlar var­dır ki, o sırada yaptıkları küçük bir ihmal birçoklarının felaketine se­bebiyet verebildi­ği gibi, gösterdikleri fedakârlıklar da pek çok insanın saadeti­ne ve kurtuluşuna vesile olur. İşte insanlığın yıldız şahsiyetleri sahabiler, daima birer saadet rehberi olmuş­lardır. Türlü çile ve ıstıraplara katlanmışlar, ama …

Devamı

Abdullah bin Ebî Evfâ (r.a.)

Cihat meydanlarında kılıcıyla, normal zamanlarda ilim ve zekâsı ile Hakk’ın davasını dünyanın dört bir tarafına duyurmaya çalışan sahabilerden biri de Ab­dullah bin Ebî Evfâ’dır. Hz. Abdullah, “Abâdile-i Seb’a [yedi Abdullah]” olarak meşhur olan âlim sa­habiler arasında yer alıyordu. Babası Ebû Evfâ ile birlikte Re­sû­lul­lah’ın feyizli sohbetine mazhar olan Hz. Abdullah, …

Devamı