S

Sümeyye (r.anha)

85988

Hz. Sümeyye, İslam tarihinde Allah yolunda canını feda ederek şehit olan ka­dın­la­rın ilkidir. O, hem şehadet mertebesini kazandı, hem de bu kervanın ilki ol­ma bahtiyarlığına erdi. Sümeyye (r.anha), Ebû Huzeyfe’nin cariyesiydi. Ebû Huzeyfe onu, Yemen’den gelen ve kendisine sığınan Yâsir ile evlendirmişti. İşte büyük sahabi Ammar bin Yâsir (r.a.) bu …

Devamı

Sümeyrâ bint-i Kays (r.anha)

45611be8-42f9-4d02-9b63-f7195c0dc18c_560_420

Uhud Savaşı’nda Müslümanların mağlubiyeti ve “Re­sû­lul­lah’ın şehit edildiği” ha­beri Medine’ye ulaştığında, cepheye giden kadınlardan biri de Sümeyrâ bint-i Kays idi (r.anha). Uhud Savaşı’na Hz. Sümeyrâ’nın babası, kocası, kardeşi ve oğlu da katılmıştı. Fakat o bunlardan ziyade Re­sû­lul­lah’ı merak ediyordu. Uhud’a vardığında baba­sının, kar­deşinin, kocasının ve oğlunun paramparça olmuş cesetleriyle karşı­laştı. …

Devamı

Safiyye bint-i Abdülmuttâlib (r.anha)

03e09d05-bb9e-4ac2-8650-58bd3574d489

Asr-ı Saadet’te İslam meşalesini elden düşürmeyen, İslamiyet’in gönülleri fet­het­mesi için canlarıyla mallarıyla mücadele eden, bu hususta beylerinden ço­cuklarından geri kalmayan hanımlar da vardı. İşte, dünya durdukça kalplerde gönüllerde yaşayacak bu sahabilerden birisi de, Peygamberimizin halası Hz. Safiyye idi (r.anha). Hz. Safiyye, yeğenini küçük yaşından beri bir anne şefkatiyle bağrına bas­mış, …

Devamı

Sevbân (r.a.)

Peygamberimizin kölelikten efendiliğe yücelttiği, insanların en şereflileri ara­sına kattığı ve Ehl-i Beyt’inden saydığı bahtiyar zatlardan birisi de Hz. Sev­bân’dır (r.a.). Hz. Sevbân aslen Yemenliydi. Esir olarak satılıyordu. Peygamberimiz esaret parasını vererek onu hürriyetine kavuşturdu, sonra da serbest bıraktı. Fakat Hz. Sevbân, engin şefkat deryası olan Resûl-i Ekrem’e (a.s.m.) bir anda …

Devamı

Selmân-ı Fârisî (r.a.)

Selmân, mecusiler arasında dünyaya gelmişti. Ateşe tapan insanlar arasında kü­çük bir çocuktu. Babası Büzahşan, İran’ın çiftlik ağalarındandı. Oğlunu çok se­ver, yanından ayırmaz, sanki kaçıp gidecekmiş gibi evden dışarı çıkarmaktan korkardı. Selmân yetişkinlik çağına girdiği sıralar, mecusilerin ibadet yerine gider, oranın fah­rî bekçiliğini yapardı. Mukaddes sayılan ateşin sönmemesi için de­vamlı yakardı. …

Devamı

Seleme bin Hişâm (r.a.)

Mekke ufuklarını aydınlatan hidayet nuru kalp ve gönüllere yansıyınca, en bü­yük insanlık olan İslamiyet’in şifa bahşeden berrak menbaına her geçen gün bir­kaç kişi daha yanaşıyor, o âb-ı hayata dalarak yudumluyor, ruhlarını paslandı­ran cehalet ve zulüm kirlerinden kurtularak gerçek ferah ve refaha kavuşuyor­lardı. İnsanlık o sıralar o kadar za­vallılaşmış ve gülünç …

Devamı

Seleme bin Ekvâ (r.a.)

Hudeybiye Anlaşması’nın yapıldığı günlerdeydi… Hudeybiye’de endişeli ve hu­zursuz bir bekleyiş hâkimdi. Sahabiler Rıdvan Ağacı’nın altında toplanmış, “ha­yatları” üzerine Allah’ın Resûl’üne biat ediyorlardı. Aralarında kuvvetli ve cesur bir sahabi olan Seleme bin Ekva da vardı. Re­sû­lul­lah, “Seleme nerede? Ge­lip biat etsin!” deyince hemen koşup biat etmişti. Biraz sonra Re­sû­lul­lah tekrar, “ …

Devamı

Sehl bin Sa’d (r.a.)

Peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde, onu karşılayan çocuklardan biri de Hz. Sehl’di. O sırada beş yaşında bulunuyordu. Babası Sa’d bin Mâlik (r.a.) Hicret’ten önce Müslüman olduğu için, Hz. Sehl, Müslüman bir ailede yetişmişti. Asıl ismi “Hanza” iken Peygamberimiz tarafından “Sehl” olarak değiştirildi. Hz. Sehl, yaşı küçük olduğundan Peygamberimizle birlikte hiçbir savaşa …

Devamı

Sefîne (r.a.)

Re­sû­lul­lah Efendimizin kurduğu Suffe Medresesi’ne devam edenlerin içtimai mevkileri ayrı ayrı olduğu gibi, milliyetleri de farklı idi. Bunlardan birisi de as­len İranlı bir köle olan Sefîne’dir (r.a.). Bu zat, Arabistan’da köle olarak satışa çıkarılmıştı. Henüz iman etmemişti. Hz. Peygamber’in (a.s.m.) zevcesi Ümmü Seleme validemiz onu satın aldı. Ga­yesi, azat ederek …

Devamı

Sâlim (r.a.)

Yatsı namazından sonraydı… Yanık bir Kur’ân sesi mescidi dolduruyordu. Ora­dan geçmekte olan Hz. Âişe, durup bu sesi dinlemekten kendini alamadı. Bir müddet bekleyip dinledi. Bu sebeple de eve geç döndü. Peygamberimiz, Hz. Âişe’ye nerede kaldığını sorunca, Hz. Âişe, çok güzel Kur’ân okuyan bir ses duyduğunu ve onu dinlemek için bir …

Devamı